Televizyon çocukları şişmanlatıyor
Çarşamba, 03 Şubat 2010 20:43
Yönetici
Obezite nedir? Obezite (şişmanlık), vücutta depolanan yağ miktarının artmasıdır. Obezite, hipertansiyon, kan yağlarında artış, solunum sistemi hastalıkları, ortopedik problemler, insülin direnci ve şeker hastalığı yanında ağır psikolojik strese yol açması nedeni ile önemli bir sağlık sorunudur. Son yıllarda çocukluk yaş grubunda obezite sıklığında önemli oranda bir artış kaydedilmektedir. Bunun nedenleri nelerdir? Erişkin dönemde obez olanların 1/3’ünün çocukluk çağında da obez olduğu bilinmektedir. Araştırmalar ergenlik çağındaki çocukların % 70´inin eğer kilo veremezlerse erişkin yaşta da obez olacağını ortaya koymaktadırlar. Gelişmiş ülkelerde yapılan çalışmalarda erişkinlerin % 33' ünün, çocuk ve ergenlerin ise % 20-27'sinin obez olduğu, son 10 yılda obezitenin 6-11 yaşlarında % 54 oranında, 12-21 yaşlarındaki çocuk ve ergenlerde %64 oranında arttığı bildirilmektedir.
Devamını oku...
|
Doğal kanser savaşçıları
Çarşamba, 13 Ocak 2010 15:58
Yönetici
Yapılan diyet, lif oranı yüksek meyvelerden, yeşil yapraklı sebzelerden, kuru baklagillerden, kuruyemişlerden, tam tahıl ürünlerinden ve omega 3 yağ asitleri içeren deniz ürünlerinden oluşmalıdır.
Vücut hücrelerinin kontrolsüz şekilde bölünüp çoğalması ile karakterize olan kanser, insanların belkide en korkulu rüyalarından biri. Ortalama insan ömrünün uzadığı günümüz toplumunda, kalp damar hastalıklarından sonra ikinci sıradaki ölüm nedenidir. Bir erkeğin herhangi bir kansere yakalanma riski yüzde 43,4 iken, bu oran kadınlarda yüzde 38’ler civarında. Kanserlerin çoğunun nedeni tam anlaşılamamış olmakla beraber, kalıtsal nedenler ve çevresel faktörler bu hastalıkların ortaya çıkmasında önemli rol oynarlar. Sigara, çeşitli viral enfeksiyonlar, radyasyona maruz kalmak ve beslenme alışkanlıkları önemle üzerinde durulması gereken çevresel faktörlerden bazıları. Yapılan araştırmalara göre şişmanlarda, şeker hastalarında, diyetsel yağ ve proteini fazla alanlarda kanser daha sık görülmektedir.
Devamını oku...
‘İnversiyon’ Terapisi’yle yaşlanma gecikir mi?
Çarşamba, 13 Ocak 2010 15:52
Yönetici
Bu terapiyi uygulayanlar özel bir alet yardımıyla her gün birkaç dakika baş aşağı durarak farkındalık artırmaya ve hayatı tersine akıtmaya çalışıyor.
Baş aşağıya duruyoruz!! Ağrıları geçirdiği ve duruşu düzelttiği söylenen bu terapiyi denemeden önce doktorunuza danışmayı unutmayın. Ters durarak duruşunuzu düzeltip yaşlanmayı geciktirebileceğinizi söylesek ne düşünürsünüz? Her geçen gün enteresan bir terapiyle daha karşılaşıyoruz. ‘İntervesiyon’ yani ‘baş aşağı duruş’ terapisinin tarihi milattan önce 400’lere kadar uzanıyor. Yani aslında hiç yeni sayılmaz. İlk kez doktorluk mesleğinin duayeni Hipokrat tarafından ağrılardan kurtulmak için denenmiş bu yöntem. Faydası ise ‘yer çekiminin vücutta meydana getirdiği olumsuz etkilerin önüne” geçmek olduğu söyleniyor. Evinize yerleştireceğiniz ya da bir merkezde faydalanabileceğiniz ‘inversiyon aleti’ yardımıyla günde birkaç dakika baş aşağı durarak, esneklik, dayanıklılık, dengeyi sağlama, hatta burun tıkanıklığını açma konusunda fayda sağladıklarını söyleyen ek çok insan var.
Devamını oku...
|
Seks yapmak baş ağrısını geçiriyor
Çarşamba, 13 Ocak 2010 15:39
Yönetici
 Her insan, hayatı boyunca en az 3 kez şiddetli baş ağrısı yaşıyor. Geniş bir hastalık grubuna sahip olan baş ağrılarının nedenleri ve tedavilerinin çok farklı olduğunu belirten Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, cinsel ilişkinin iyi geldiği ağrı tipleri ile ilgili şu bilgileri verdi: EN ÇOK YAŞANAN BAŞ AĞRISI: MİGRENTüm dünyada baş ağrıları için yılda 13.000 ton aspirin kullanılıyor. Hafif veya 1-2 kez olan ağrılar için insanların pek çoğu, doktora başvuruyor. Bu nedenle baş ağrılarının gerçek sıklığını tahmin edebilmek güç. Baş ağrıları, geniş bir hastalık grubudur ve birçok türü bulunur. Baş ağrısının 13 ana grubu bulunmakta ve bunlar da alt gruplara ayrılmaktadır. Migren ve gerilim tipi baş ağrıları önemli ve sık görülen grupları oluşturur. Seyrek görülen, fakat oldukça rahatsız eden ve bazen hayati önemi de olabilen baş ağrısı türleri de vardır.
Devamını oku...
Cinsel gücü artıranlar ve azaltanlar
Pazar, 03 Ocak 2010 23:58
Yönetici
Libido, erkek ya da kadını cinsel birlikteliğe hazırlayan, hem ruhsal hem de bedensel hazırlanma süreci olarak da tanımlanabilir. Bir insanın libidosunun düşük ya da yüksek olması ise cinsel yaşamında problemleri beraberinde getirebilir. Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz Haydarpaşa Numune Hastanesi’nden 2. Üroloji Kliniği Şefi ve Üroloji Uzmanı Doç. Dr. İhsan Karaman libidonun düşmesine neden olan sebepler ve libidoyu artırmanın yollarını anlattı.
Libido erkek ve kadın için de geçerlidir
“Libido kavramı bazen karıştırılıyor. Yani sanki erkeklerde varmış kadınlarda yokmuş gibi düşünülüyor. Libido erkekte erkeklik hormonlarıyla, kadın da kadınlık hormonlarıyla beslenen ama beyinsel bir tarafı da olan yani ruh dünyasıyla algıyla düşünceyle ilişkisi olan bir kavramdır. Dolayısıyla her iki cins içinde geçerlidir” diyor Doç. Dr. İhsan Karaman.
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|
Sayfa 1 > 5 |